Soru: Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ?
Cevap: İsmin Onur Dirlik. Ocak/1981, İstanbul - Beykoz doğumluyum. Bütün çocukluğum ve gençliğim İstanbul’da geçti. Şu anda ise Antalya’da yaşıyorum. Akdeniz Üniversitesi'nde yönetim-organizasyon doktorasını tamamlamaya çalışan bir araştırma görevlisiyim.
Cevap: Aslında muhabbet kuşlarıyla ilk tanışma hikayem biraz hüzünlüdür. Çok küçük yaştan beri hayvanlara ilgim var. İstanbul’da sıkışmış apartmanlar arasında büyüdüğünüzde bu özleminizi doya doya gideremiyorsunuz. Evde ve apartmanda bakılabilecek bir çok hayvan besledim.
Ama her zaman en düşkün olduklarım muhabbet kuşlarım olmuştur. İlk kuşlarımı 10 yaşındayken Kadıköy’de ki kuş pazarından almıştım. Yaşım çok küçüktü. O zaman şimdiki gibi ne yapmam gerektiğini araştırabileceğim internette yoktu. Bir çift kuş alıp heyecanla eve geldiğimi
hatırlıyorum. Eve gelince annem kuşlara biraz bakınca fark ettik ki ikisinin de tüyleri tam değildi. Bir tanesinin gagası kırıktı ve yem zor yiyordu. Diğerinin ise bir kanadı tamamıyla sakattı ve bir parmağı yoktu. İkisi de solgun ve bitkindi. Satıcı küçük ve yeni olmamdan faydalanmıştı. Uzun süre yaşamadılar. Çok üzülmüştüm. Yine de kuşları aldığım kişinin bana yaptığı bu oyun vazgeçmeme neden olmadı. O günden beri sürekli olarak muhabbet kuşu beslerim. Tek olarak beslediğim muhabbet kuşu sayısı çok azdır. Her zaman çift beslemeyi tercih ettim. Ailemden ayrı yaşadığım dönemlerde evimde 8 çift kadar muhabbet kuşu baktığım zamanlar olmuştur. Çok kısa dönemlerde özel sebeplerden dolayı ara verdim. Şu anda da o dönemlerden birini yaşıyorum. Ocak ayından sonra doktora eğitimimin bir parçası olarak 6 aylığına Almanya’ya gideceğim. Bu nedenle yaklaşık bir aydır evimde hiç mubişim yok. Dönüş için ise şimdiden planımı yaptım. Üretim işiyle uğraşan bir arkadaşımdan 4 küçük yavru alarak iki çift yapmayı düşünüyorum.
Soru: Muhabbet kuşlarınızla bir gününüz nasıl geçiyor. En sevdiği şeyler nelerdir ? Sizi en çok mutlu eden özellikleri, davranışları nedir ?
Cevap: Herkesin bildiği gibi muhabbet kuşları çok oyuncu canlılardır. Ben yaklaşık son 10 – 12 senedir sadece çift kuş bakmaktayım. Bu nedenle kuşlarımla oynamak yerine sürekli olarak onları gözlemliyorum. Eğer bir çift muhabbet kuşunuz varsa ve kuluçkadaysalar kulağınız, gözünüz sürekli onlarda olmalı. Bakımını ve beslenmesini aksatmadan yapmalı düzenli olarak yuvasını kontrol etmelisiniz. Çünkü sizin yapacağınız bir hata veya unutkanlığınız kuşlarınıza yansıyor. Çift kuş beslemek daha büyük bir sorumluluk getiriyor. Ama tabi ki ödülü de daha büyük. Yuvayı açtığınızda yeni bir yumurta görmek, veya yumurtadan yeni çıkmış bir yavrunun sesini duymak her seferinde ayrı bir heyecan ve mutluluk yaşatıyor. Elinizde büyüyen kuşunuzun yavrularını almak kendinizi de başarılı hissetmenize neden oluyor.
Soru: Muhabbet kuşlarınızın barındırılmasını ve bakımını (beslenme, temizlik, alışveriş, vb) nasıl yapıyorsunuz ?
Cevap: Eskiden ailemle yaşadığımda muhabbet kuşlarım için bir köşe ayırabiliyordum. Senelerdir yalnız yaşamanın verdiği rahatlıkla artık kuşlarım için bir oda ayırabiliyorum. Muhabbet kuşları kalabalığı seven canlılar. Yani ne kadar çok muhabbet kuşu aynı odada olursa o kadar mutlu oluyorlar. Onlara ayırdığım odada bütün malzemelerini yerleştirip temizliğini de daha kolay yapıyorum. Temizlik konusunun beslenme kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Muhabbet kuşları çok hassas canlılar ve temiz ortamları seviyorlar. Alışverişleri ise genelde güvendiğim, bildiğim ve tanıdığım pet shop – kuşçulardan yapıyorum. Yeni bir muhabbet kuşu alırken tercihim genelde kendi üretimini yapan kuşçular oluyor. Kişisel deneyimim eğer kuşun kendisini alıyorsanız mahalle arasında olan küçük kuşçuları gözden kaçırmamanız yönündedir. Genelde kendi ürettikleri kuşlar olabiliyor. Ben her zaman yerli üretim kuşları daha güzel buluyorum.
Soru: Evlerinde evcil beslemeye yeni başlayan arkadaşlarımıza tavsiyelerin var mı?
Cevap: Öncelikle bu kararı verirken emin olmalılar. Çünkü evcille beraber sorumluluk da geliyor. Genelde yapılan hata bir hevesle evcil edinip sonra bakmamaktır. Unutulmamalı ki, satın aldığımız evcile karar hakkı vermeden evimize almış oluyoruz, bu nedenle evcilimize karşı bir sorumluluğumuz doğuyor. Ona en iyi şekilde bakmak, beslemek ve gerekli koşulları yerine getirmek gerekiyor. Bunun yanında her evcilin kendi has bir özelliği var. Kişinin kendisine en uygun evcili seçmesi iki tarafında daha fazla mutlu olmasına neden olur. Çünkü bir kere alıp beslemeye başladığınızda evciliniz gerçekten ailenin bir bireyi oluyor ve bütünleşiyor.
Soru: Çocukluk döneminde ve sonrasında ailenizin sizin evcillere olan ilginize yaklaşımı nasıldı? Anne ve babalara siz neler tavsiye edersiniz?
Cevap: Ailelerin kesinlikle çocuklarına evcil beslemeyi aşılaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü evcille başlayan hayvan sevgisi çocuğun ileriki yaşamında daha sevgi
dolu bir birey olmasını sağlıyor. Ayrıca okul yaşamı dolayısıyla iş yaşamında da daha başarılı olmalarını etkiler. Ben küçük yaştan beri eve bulduğum her hayvanı getirdim. Babam çok küçük yaşta bana akvaryum alıp hayvan sevgimin artmasını sağladı. Saatlerce akvaryumumla uğraşırdım. Annem çok titiz birisi olmasına rağmen hiçbir zaman eve getirdiğim hayvanlara kızmadı. Kurbağa, tavşan, ördek ve tavuk civcivi, kedi vs. ne varsa evde besledim. Bunlarla beraber ileriki dönemlerde ne kadar kolu kanadı olmayan muhabbet kuşu varsa evime topladım. Genelde (kurbağa, civciv ve tavşanlar özellikle) kısa süreli oldular. Ama muhabbet kuşlarım ve balıklarım uzun süreli olarak benleydiler.
Soru: Muhabbet kuşlarınızla ilgili unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşabilir misiniz ?
Cevap: French molt rahatsızlığı olan bir kuşum vardı. Dolayısıyla uçamıyordu. Bir gün eve geldiğimde kapıya doğru koşarak kaçmaya çalışırken onu yakaladığımı hatırlıyorum. Bir şekilde kafesinden çıkıp kaçmaya çalışıyordu. Uçarak kaçan kuşlarım oldu. Az kalsın koşarak kaçan bir mubişim olacaktı.
Soru: Muhabbet kuşu bakımında yapılan en büyük iki hata, kuşların hiç uçurulmaması ve tek bakılmalarıdır. Bu konudaki düşünceleriniz nedir ?
Cevap: Aslında benim bu konuda tavrım kesindir. Muhabbet kuşları TEK BAKILMAMALIDIR. Forum cevaplarımda da bunu sık sık dile
getirmeye çalışıyorum. Tek bakılan muhabbet kuşlarının insanlara daha kolay alıştığı ve daha oyuncu olduğu doğru olmakla beraber bu durum muhabbet kuşlarının doğasına aykırıdır. Doğal hayatlarında sürüler halinde yaşayan muhabbet kuşlarını yalnızlığa mahkum etmek onlara yapılan bir haksızlıktır. Zaten tek kalan kuşun çaresizliğinin sonucu olarak insanlara sığınması onu daha oyuncu ve sıcak yapmaktadır. Eğer bir hayvanın bakımını üstleniyorsanız, elinizdeki bütün imkanlarla onun en mutlu şekilde yaşamasını sağlamalısınız. Muhabbet kuşlarını yalnız bırakmak onlara yapılan en büyük haksızlıktır. Kuşları uçurmamak da onların kendilerine verilen en büyük özelliğini ellerinden almakla aynı anlama gelmektedir. Özgürlüğünü ellinden aldığınızda hiçbir canlı mutlu olmaz.
Soru: Diğer evcil dostlarımızla aranız nasıl? Muhabbet kuşları dışında evciliniz oldu mu?
Cevap: Kısa süreli birçok çeşitli evcil baktım. Ancak uzun süreli olarak baktığım üç evcil vardır. Akvaryumum çok küçük yaştan beri olmuştur. Bunun dışında son 4 senedir kedi hayranları arasında yer almaktayım. Sitemizde de kedimin resimlerini daha önce paylaşmıştım. Kediler tıpkı muhabbet kuşları gibi bir kere bakılmaya başlandığında hayran olunan canlılar. Akvaryum ise bana her zaman huzur vermiştir.
![]() | ![]() | ![]() | ![]() |
Soru: muhabbetkusu.org sitemizin yöneticilerinden birisiniz. Sitemizde hoşunuza giden, gitmeyen, şu da olsaydı dediğiniz şeyler nelerdir ? Sitemiz hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Cevap: Sitemizde bazen ufak tefek sorunların yaşandığını söylemek mümkündür. Site kurallarını okumayan üyelerin bu kuralları çiğnediği görülebiliyor. Ama bu sorunlar sitenin bütünü düşünüldüğünde çok küçük kalıyor. Oldukça yoğun bir şekilde ziyarete dildiği düşünülürse bazı sorunların çıkması olağan bir durumdur. Site üyeleri
arasında yaşı küçük olan kardeşlerimizin sayısının fazla olması, bazen forumu yönetmeyi zorlaştırsa da bence sitenin en önemli özelliklerinden birisidir. Küçük yaştaki insanlara bu kadar özenli bir şekilde bir canlının bakımını sağlamayı, bu konuda edindiği bilgiyi gelip paylaşmasını ve benzer durumlarda fikirlerini söylemesini sağlıyor. Duyarlılık ve hayvan sevgisi aşılıyor. Bu nedenle sitemizin beni en çok etkileyen yönü gençler arasında sevilmesi, önemsenmesi ve değerlerinin kabullenilmesidir. Sitenin beni etkileyen diğer bir yönü ise inanılmaz bir şevkle site için çalışan gönüllü kişilerdir. Gerçekten bu kadar gönüllü kişiyi bir araya getirip bu kadar motive bir şekilde çalıştırmak, ve bunun uzun süreli olmasını sağlamak takdir edilecek bir olay. Muazzam bir şekilde bilgi birikimi sağlanmış durumda. Bunu bir fırsat bilip buradan siteye katkısı olan bütün herkese teşekkür etmek istiyorum.














