Forum Ayın Mektubu bölümünden mesaj göndererek siz de muhabbet kuşlarınızın hayat hikayelerini herkesle paylaşabilirsiniz. Önümüzdeki ayın mektubunda yer almak istiyorsanız tıklayınız...
Çakıl
Ben hayvanları seven ve hayvan haklarını savunan, gelecekte de onlar için çalışmalar yapmayı planlayan biriyim.Devam edeyim..
O gün benim doğum günümdü. Arkadaşlarım da vardı. Herkes küçük hediyeler almış beni mutlu etmişlerdi. Ama hala abim gelmemişti. Biz eğlenirken birden kapı çaldı koşa koşa gittim. Baktım ki minicik bir erkek muhabbet kuşu. O an sevinçten havalara uçtum. Arkadaşlarım dans ederken sürekli mubişimle oynuyordum. Onları (kısacası) satmıştım. Onu gördüğüm anı hiç unutmam. Böyle kabarık, kabarık bana gülümsercesine bir ifade vardı yüzünde...
Çakıl şu an 8 aylık. Çok iyi bir arkadaşlığımız var. mubisimiseviorm
Yalnızlığıma Hoşgeldin Oğlum
Ben Ankara'da erkek kardeşimle birlikte yaşıyordum. 2005 yılının Kasım ayıydı. Kardeşimi askere uğurladım. Yalnız kaldım. Evde bir ses bir nefes aradım. Öyle ki artık evin duvarları üzerime yürüyordu. Bir sabah kalktım. Mahalle bakkalına gittim.Sincan merkezde işi varmış bakkal amcamızın, arabasıyla gidecekti. Dedim beni de götür bir
arkadaş alıcam kendime. Tamam dedi. Hemen hazırlanıp onunla yola çıktım. Mustafa amca beni merkezde indirdi, sen işini hallet dönüşte seni burdan alırım dedi. Bir köşe başı göstererek. Orada bir petshop vardı. Girdim içeri. Dedim ben bir muhabbet kuşu istiyorum. Adam yavruların olduğu yere götürdü beni. Kafese baktım baktım. Kafesin içinde bir tane süt beyaz vardı. Bir de benim caferim beyaz olan. Hemen Cafer'in kuyruk sokumundaki nazar boncuğu maviliği cezbetti beni. Tamam dedim benim yalnızlığımın ortağı nazar boncuğu olsun. Hemen kafesini, malzemelerini ve Cafer'i alıp çıktım dükkandan. Mustafa amcamızda geldi bizi aldı köşe başından. Evimize geldik.
Tabi o zaman bu sitenin varlığından haberim yoktu. Evde de internet yoktu. Elime almak için hiç uğraşmadım. O kafesin içinde, ben dışında karşılıklı konuştuk 2-3 gün. sonra saldım eve. Hiç kovalamadım. Tv izlerken bir baktım ki su bardağıma girmiş yıkanmaya çalışıyor. O zaman banyo yapabilmesi için haftada bir masa üstüne banyo koymaya başladım. Hiç dayanamaz benim oğlum suya. Bir sabahta kahvaltıda pekmez tabağına daldı. Bir yudum aldı sonraki hali o kadar tatlıydıki anlatamam. Ağzı burnu pekmez olmuş içtiği pekmez içini yakmış habire gagasını siliyordu. Onu yanıma çağırmak için bir şarkı uydurdum. Cafer papucu yarım gel yanıma oynalayım derken. Parmaklarımı masaya vuruyordum baktım bir iki bakıştan sonra kavradı oyunu , hemen uçtu geldi parmaklarıma. Sürekli beni gözler olmuştu. Onu konuşturmak için sürekli kendi adını tekrarlıyordum akşamları. Bıcır bıcır konuşup sonrasında isminin son hecesini söylemesi çok komikti. Cümle sonlarında feeeeeeerrrr diye bir ses. Evin gözdesi oldu. Akrabaların göz bebeği oldu. Her gelen ona hayretlerle baktı. Mutfaktan seslensem koştu geldi yanıma akıllı oğlum.
Baktım ki kuşum 6 aylık olmuştu. Dedim ki boşver Aynur. Her canlı çift yaratılmış, neden yalnızlığa mahkum ediyorsun ki arkadaşını. O zaman bir karar verdim ve eş getirdim oğluma. 3 yılda 4 eş değişimi gördü ama hepsiyle anlaşmıştı hiç sorun çıkarmadı. İlk üç eşini kaybetti. Bebek sahibi olamadı. Şimdi ki hanımındanda 6 yavrusu oldu. Artık o bir baba, kıskanç olsa da.. aynur06
Ağaçta yakaladığımız yaşlı kuşumuz..
Henuz bir ay oldu.. Eşim bisikletle işe gitmek için çıktı ve yarım saat sonra bak ne getirdim diye geri döndü. Elinde çok güzel mor mavi karışımı renkte bir muhabbet kuşu... Sahilde bir ağaçta görmüş ve yakalayıp bir eliyle bisikleti kullanarak bir elinde de kuşla eve dönmüş.. Yol boyunca titremiş, kalbi hızla atıyormuş yavrumun.. Rüzgar gelmesin diye de koynuna doğru tutmuş onu.. Ben napıcam şimdi bunu diye kaldım öylece çünkü eşim gitmek zorundaydı. Yarası var galiba ama dedi ve gitti.. Kuşu aldım baktım, kitaplığa koydum.. Yazık çok korkmuştu.. Kirlenmiştir diye hemen yıkadım onu. İlk defa kuş yıkadım ve korktum onu öyle ıslak görünce birşey olacak diye.. Havluya sardım. Islanınca yarasını görebildim kuyruğun tam başladığı yerde. Havluya sardım hatta havluya kan geldi. Biraz kuruladım ve kütüphaneye koyup hemen çıktım evden. Eşimin annesinin kuşunun eski kafesini almaya gittim. Yem aldım, suluk aldım. Döndüğümde inşallah ölmemiştir diye geçirip durdum içimden. Telaşla eve döndüm ve öylece duruyordu aynı yerde. Kafesine yemleri koyup balkona güneşe çıkardım orda kurusun diye.. Bir saat sonra baktım iyice kurumuştu ve çok tatlı olmuştu. Hiç bu renkte bir muhabbet kuşu görmemiştim.. Baya bir süre hiçbir şey yemedi. Sonra içeri aldım. Baktım yemlerinden yemiş. O gün bütün gün uyudu, yemek yedi, uyudu, yemek yedi.. Yazık bir evden kaçmıştı muhtemelen ve sokakta kimbilir neler yaşamıştı. Yorgunluktan uyuyordu hep..
Aksam eşim geldi ve veterinere götürdük. Biraz yaşlı bir erkek olduğunu ama yarası dışında çok sağlıklı ve güzel bir kuş olduğunu söyledi doktor.. Kargaların yapmış olabileceğini, biraz derin bir yara olduğunu söyledi ve antibiyotikli bir sprey verdi.. Kesin sahibi çok üzülmüştür ama siz bulmasaydınız zaten bir kaç günde ölürdü dedi.. Eşim hayatını kurtardım ben onun deyip sahiplendi iyice... Gören herkes bayıldı kuşa. Belki de konuşuyordur düşüncesiyle eve geldik sonunda. Salona masaya koyduk onu, hala da orda duruyor.. Biraz yaşlı ve mor olduğu için eşim adını morik koydu..
Birkaç gün sonra da salmaya başladık. Yavaş yavaş alıştı bize başımıza omzuma konmaya başladı.. Ama yorgundu ne de olsa. Travma geçirmişti belli ki.. İlacını kullandık. Artık iyileşti. Daha hareketlendi.. Yaşlı olduğundan mı bilmiyorum ama çok hareketli öyle oyuncu değil.. Kafesine aldığım oyuncakla hiç oynamadı.. Her gün çıkarıyorum biraz uçuyor üstümüze, koltuklara konuyor. Genelde de kafesinin üstünde duruyor. Ordaki bişeyle oynuyor sonra da içeriye giriyor usluca oturuyor.. Çok terbiyeli bir kuş.. Sabah olunca deli gibi ötmüyor. Bizi görüyor ondan sonra başlıyor ötmeye.. Müzikte ötmeye bayılıyor.. ama daha hiç anlamlı birşey duymadık. Belki de konuşmuyordur.. Artık evimizin ferdi oldu. Hiç düşünmediğim halde bir kuşumuz oldu.. İyi ki de oldu.. izmir










